Çocukta kekemelik başladığında ne yapılmalı?
Çocukta kekemelik başladığında ilk adım evdeki konuşma temposunu yavaşlatmaktır. İki ile beş yaş arasında görülen takılmaların önemli bölümü ilk aylarda kendiliğinden azalır. Sözünü kesmemek, cümlesini tamamlamamak ve uyarı vermemek çocuğa destek olur. Takılmalar altı ayı aşıyor, giderek artıyor ya da çocuk konuşmaktan kaçınıyorsa değerlendirme görüşmesi planlanmalıdır.
Akşam yemeğinde yine oldu. “Ba-ba-ba-baba, bak” dedi, durdu, bir daha başladı. Siz tabağa bakıp sesinizi çıkarmadınız, eşiniz “yavaş söyle” dedi. İkiniz de o gece aynı şeyi düşündünüz.
Kekemelik başladığında ailenin ilk tepkisi çoğu zaman bu ikisi arasında gider gelir: hiç duymamış gibi yapmak ya da düzeltmek. İlk üç ay bu yüzden önemlidir. Takılmanın kendisi kadar, evin takılmaya verdiği cevap da sonraki tabloyu belirler.
Kekemelik başladığında ne oluyor
İki ile beş yaş arasında dil çok hızlı büyür. Çocuğun kafasındaki cümle, ağzının kurabileceğinden uzundur. Bu aralıkta çoğu çocukta konuşma zaman zaman takılır: sözcük başındaki hece tekrarlanır, bir ses uzar, cümlenin ortasında kısa bir duraklama olur. Buna gelişimsel akıcısızlık diyoruz. Birkaç hafta içinde azalarak kaybolur.
Kekemelik bundan birkaç noktada ayrılır. Tekrar sayısı artar. Ses uzar ve sözcük tıkanır; çocuk cümleyi çıkarmak için zorlanır. Konuşmaya bedenden bir şey eşlik etmeye başlar: göz kırpma, yüzde kasılma, nefesin tutulması. En ayırt edici olanı ise çocuğun kendi tepkisidir. Takıldığını fark eder, cümleyi yarıda bırakır, “boş ver” der.
Takılmaların artıp azalması iki tabloda da görülür. Heyecanlı bir gün, yorgunluk, kalabalık bir sofra ya da acele edilen bir sabah takılmayı artırır. Sakin günlerde azalır. Bu dalgalanma tek başına iyiye ya da kötüye gidiş anlamına gelmez; ölçüt bir gün değil, üç aylık eğilimdir.
İlk üç ayın ayrı bir yeri var. Takılma yeni başladığında çocuk henüz konuşmasını bir mesele olarak görmez; kaçınma, sözcük değiştirme ve susma bu dönemde yerleşmemiştir. Evin temposu bu aylarda değişirse çocuk takılmayı kendi başına taşımak zorunda kalmaz. Düzeltmeler ve uyarılar sürerse, takılmanın üstüne bir de konuşmadan önce duyulan gerginlik eklenir. Zor olan ikincisidir.
Takılmayı düzeltmeye çalışmak, çocuğa söylemek istediği şeyin yanına bir de nasıl söyleyeceği kaygısını ekler.
Normal olan, dikkat edilecek olan
Beklenen tablo şöyle görünür:
- Heyecanlandığında ya da yorgunken sözcük başında kısa tekrarlar
- Birkaç hafta sürüp azalarak kaybolan takılma dönemleri
- Çocuğun takılmayı fark etmeden konuşmayı isteyerek sürdürmesi
- Bazı günler hiç görünmemesi
Yakından bakmayı gerektiren işaretler ise şunlardır:
- Takılmaların altı aydan uzun sürmesi ya da giderek artması
- Seslerin uzaması, sözcüğün tıkanması, nefesin kesilmesi
- Konuşma sırasında yüzde ve boyunda kasılma, göz kırpma
- Çocuğun konuşmaktan kaçınması ya da “anlatamıyorum” demesi
İlk üç ayda evde ne yapılır
Kekemelik başladığında evde değişmesi gereken şey çocuğun konuşması değil, evin konuşma temposudur.
Kendi hızınızı düşürün. Çocuğa “yavaş konuş” demek yerine siz yavaş konuşun. Cümlelerinizin arasına kısa duraklar koyun. Ev yavaşladığında çocuğun cümle kurmak için daha çok zamanı olur.
Cümlesini tamamlamayın. Söyleyeceği sözcüğü bildiğinizi düşünseniz de bekleyin. Siz tamamladığınızda çocuk, konuşmanın yetişmesi gereken bir hızı olduğunu öğrenir.
Takıldığında göz temasını koruyun. Başınızı çevirmek ya da işinize dönmek acele ettiğiniz anlamına gelir. Sakin bakıp beklemek çoğu evde ilk haftada fark yaratır.
Uyarıları ve düzeltmeleri kaldırın. “Nefes al”, “baştan söyle”, “sakin ol” gibi cümleler takılmayı çözmez; çocuğun dikkatini ne söylediğinden nasıl söylediğine çevirir. Söylediği şeye cevap verin.
Günde on beş dakika acelesiz bir zaman ayırın. Ekran kapalı, soru yok, sıra beklemek yok. Bu zamanda çocuk ne anlatırsa dinleyin. Baskısız konuşma, takılmanın en az göründüğü ortamdır.
Ne zaman başvurulur
Ölçüt süre, şiddet ve çocuğun kendi tepkisidir. Takılmalar altı ayı aştıysa, ilk üç ayda azalacağına artıyorsa, seslerde uzama ve yüzde kasılma başladıysa ya da çocuk konuşmaktan kaçınıyorsa beklemenin zamanı geçmiştir. Ailede konuşmada takılma öyküsü varsa daha erken bir değerlendirme planlamanızı öneririz. Konuşmada takılma ve akıcılık güçlüğü sayfasında hangi işaretin beklenen, hangisinin yakından bakmayı gerektiren olduğunu listeledik.
Biz değerlendirmede önce takılmaların ne zaman başladığını, hangi durumlarda arttığını ve çocuğun bunlara nasıl tepki verdiğini inceliyoruz. Ardından evdeki konuşma hızını, sözü tamamlama ve düzeltme alışkanlıklarını aileyle birlikte gözden geçiriyoruz. Çocukla oyun temelli görüşmelerde konuşmaya eşlik eden kaygıyı azaltmaya çalışıyoruz. Tablo sürüyorsa dil ve konuşma alanında çalışan bir uzmana yönlendiriyoruz. Bu adımların nasıl yürüdüğünü gelişim değerlendirmesi sayfasında anlattık.
Balıkesir’deki merkezimizde bu yaş grubuyla sık çalışıyoruz. İlk üç ayın notunu tuttuysanız randevu sayfasından yazın, ilk görüşmede birlikte bakalım.
Bu konuyu birlikte konuşalım
İlk görüşme yaklaşık 50 dakika sürer ve ebeveynle yapılır. Çocuğun katılacağı görüşme sonrasında planlanır.
Randevu alın
