Aile çizimi ve resim değerlendirmesi: bir resim ne anlatır, ne anlatmaz
Öğretmeni "resimlerinde hep siyah kullanıyor" dedi. Eve gelip defterine baktım, içim rahat etmedi.

Mutfak masasında bir kâğıt duruyor. Dört kişilik bir aile çizilmiş, babanın yeri boş kalmış, çocuk kendini kenara ve herkesten küçük çizmiş. Kâğıdı elinize aldığınızda gözünüz önce boş kalan yere gidiyor.
İnternette arayınca her çizgi bir şeye karşılık geliyor gibi görünüyor: seçilen renk, figürlerin boyu, eksik kişiler, kâğıdın hangi köşesinin kullanıldığı. Odada iş böyle yürümüyor.
Çizim ne için kullanılıyor
Dört yaşındaki çocuk evdeki gerginliği cümleyle anlatamıyor. Sekiz yaşındaki anlatabiliyor, ama çoğu zaman anlatmak istemiyor; sorulduğunda “iyiyim” diyor ve konu kapanıyor. Çizim iki durumda da dolaylı bir yol açıyor. Çocuk kendinden söz etmeden, kâğıttaki aileden söz ederek konuşuyor.
Aile çizimi ve resim değerlendirmesi bizde tek başına duran bir uygulama değil. Dört ile on sekiz yaş arasında, gelişim öyküsü ve ebeveyn görüşmesiyle birlikte kullanılan tamamlayıcı bir araç. Kullandığımız değerlendirmeleri hizmetler sayfasında bir arada listeledik.
Bir resim tek başına ne söylemiyor
Tek bir çizim tek bir günün fotoğrafı. Siyah kalem o gün masadaki tek sivri kalem olabilir. Boş kalan yer kâğıdın bitmesinden olabilir. Küçük çizilen figür çocuğun o ay edindiği bir çizim alışkanlığı olabilir. Bir resimden tanı çıkmıyor, çıkarılmaya da çalışılmıyor.
Bakılan şey tek kare değil, tekrar. Birkaç görüşmeye yayılan çizimlerde aynı şey dönüyorsa ve bu, ebeveyn görüşmesinde duyduğumuzla, oyundaki gözlemle ya da okuldan gelen notla aynı yeri gösteriyorsa bir anlamı oluyor. Tek başına duran bir ayrıntı ise bir sonuç değil, bir sonraki görüşmede soracağımız soru olarak kalıyor.
Bir resim bir sonuç değil, bir soru. O soruyu cevaplayan şey kâğıt değil, çocuğun kâğıt için anlattığı hikâye.
Odada ne oluyor
Çocuğa kâğıt ve boya veriyoruz, ailesini çizmesini istiyoruz ve karışmıyoruz. Nasıl çizeceğini söylemiyoruz, çizerken yorum yapmıyoruz. Asıl kısım çizim bittikten sonra başlıyor: bu kim, burada ne yapıyor, kim kiminle konuşuyor, en çok kim yoruluyor, burada olmayan biri var mı. Çocuğun verdiği cevaplar çizginin kendisinden daha çok şey söylüyor.
Süre yirmi ile otuz dakika arasında. Çocuk bunu bir sınav gibi yaşamıyor, çünkü doğru cevabı olan bir şey sorulmuyor.
Aileye nasıl aktarıyoruz
Görüşmenin sonunda size “resim şu anlama geliyor” diyen bir cümle vermiyoruz. Ne gördüğümüzü, bunun hangi soruyu açtığını ve önümüzdeki haftalarda neye bakacağımızı anlatıyoruz. Çizime birlikte bakmak da bunun parçası.
Bir ricamız oluyor: aynı şeyi evde denemeyin. Çocuktan ailesini çizmesini isteyip resme bakmak birkaç tekrardan sonra çocuk için bir yoklamaya dönüşüyor ve çizim susuyor. Çocuk kendiliğinden bir resim getirirse bakın, “burada ne oluyor” diye sorun, orada bırakın.
Ne zaman başvurulur
Tek bir resim başvuru sebebi değil. Ama çocukta dört haftadan uzun süren bir değişiklik varsa, yani sevdiği şeylerden çekilme, sessizleşme, uyku ve iştahta belirgin kayma varsa, mesele resim değil. Hangi işaretlerin yakından bakmayı gerektirdiğini içe kapanma ve mutsuzluk sayfasında yazdık. Evde bir değişiklik olduysa ve çocuğun tepkisi haftalar sonra da sürüyorsa görüşme için beklemeye gerek yok.
Görüşmede önce sizi dinliyoruz; çizim bu tablonun tek bir parçası olarak sonra geliyor. Kaygının bedende nasıl göründüğünü önceki bir yazıda anlatmıştık.
Çocuğunuzun son zamanlardaki hâli sizi kaygılandırıyorsa randevu sayfasından yazın. Getirmek isterseniz resimlerini getirin; konuşmaya oradan da başlayabiliriz.
Bu konuyu birlikte konuşalım
İlk görüşme yaklaşık 50 dakika sürer ve ebeveynle yapılır. Çocuğun katılacağı görüşme sonrasında planlanır.
Randevu alın